2025'te Devrim Niteliğinde Yenilikler: Uzaydan Enerji, Beyin Haritaları ve Canlı Yapılar
2025 yılı, şehirleri daha yeşil, temiz ve yaşanabilir hale getirecek bilimsel ve teknolojik devrimlere sahne oluyor. Uzaydan güneş enerjisinin dünyaya aktarılması, insan beyninin genetik haritasının çıkarılması ve kendi kendini onarabilen canlı köprülerin inşa edilmesi gibi projeler, insanlık için yeni bir dönemin habercisi olabilir.
Uzaydan Dünyaya Güneş Enerjisi Aktarımı Başlıyor
Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA), 2025 yılına kadar uzaydan güneş enerjisini mikrodalga teknolojisiyle dünyaya kablosuz iletmeyi hedefliyor. 2015 yılında 1,8 kilovat enerjiyi başarıyla ileten Japonya, şimdi bu teknolojiyi ticarileştirme yolunda. Avrupa’da ise Yunan teknoloji şirketi Future Intelligence, Galileo ve Copernicus uydu programlarıyla yapay zeka destekli güneş enerjisi tahminlerini geliştiriyor. Şirketin Ar-Ge Başkan Yardımcısı Effie Makri, “2025’te uzaydan toplanan enerjinin kablosuz şekilde dünyaya aktarılması projeleri daha fazla ilgi görecek” açıklamasını yaptı.
Yapay Zeka ile Beynin Şifreleri Çözülüyor
Avrupa Birliği destekli İnsan Beyni Projesi, 2025 itibarıyla insan beyninin en ayrıntılı genetik haritalarını sunuyor. Almanya Düsseldorf Üniversitesi’nden Prof. Dr. Katrin Amunts’un liderliğinde hazırlanan bu haritalar, nörolojik hastalıkların tedavisinde yeni kapılar aralıyor. JUPITER adlı süper bilgisayar sayesinde, beyin hücrelerinin karmaşık ağları ve bağlantıları simüle edilerek kişiye özel tedavilerin geliştirilmesi mümkün hale geliyor. Amunts, “86 milyar sinir hücresinden oluşan beyindeki her hücre diğerleriyle 10.000’e kadar bağlantı kurabiliyor. Yapay zeka, bu ağı çözümlememizi sağlıyor” diyor.

Kendini Onaran Canlı Yapılar Hayatımıza Giriyor
Hollanda’daki Delft Teknoloji Üniversitesi’nden Dr. Kunal Masania, mantar hücrelerinden geliştirilen kompozit malzemelerin yapı sektöründe devrim yaratacağını belirtiyor. Bu canlı malzemeler, mekanik stresleri algılayıp kendi kendini onarabiliyor. 2025 yılıyla birlikte, köprülerden mobilyalara kadar pek çok yapı elemanında bu malzemelerin kullanımı artacak. Masania, “Canlı yapılar, hem sürdürülebilirlik hem de ekolojik uyum açısından geleceğin şehirlerinde önemli rol oynayacak” dedi.
